23 Mayıs 2014 Cuma

Sikkolaşanlardanım

İlk uyarımı şimdiden yapayım. Kim olduğumun hiçbir önemi yok. Sikimsonik hayatlardan yalnızca biriyim. Belki hiçbiri daha doğru. Günlük yazmaya ihtiyacım var. Aktivizm tutunulan son dal olmamalı şu hayatta bunu da belirtmeliyim. Bu günlükle beni, hayatımı, hayatı ve acılarımı tanıyacaksınız. Beni tanımak istemeyin. Kimse kimseyi tanımazsa şu hayat belki daha rahat yaşanır. Ben olsam kendi hayatımı okumaktansa gider sevişirdim. Burada tutup da 15 dakikanızı bana ayırmanızdan çok daha iyi olacaktır. Karamsar bir insan değilim, depresyonda da değilim. Hayatım boktan yalnızca. Okudukça göreceğiniz şey bu olacak. Her hayatım boktan diyen insana depresif diye yaklaşmamayı da belki benimle öğreneceksiniz. Size bir şey katmış olacağım. Ki bu zerre kadar umrumda değil. Şimdiden söyleyim.

Ben herkesin ilgisini çektiği günlere hasret duyan düşmüş sanatçılar gibi bir insan değilim. Çevrem kalabalık arkadaşım az, sikko bi hayat sürüyorum. Yalnızlık güzel şeydir doğru kullanıldığında. Kendinizi geliştirmenize yarar. Aktivizm de güzel şeydir doğru yapıldığında. İnsanın ağzına geleni söylemesi de güzel şeydir ama. Aktivizm kendine sansür uygulamanı gerektirmez. Ben sik demek istiyorsam derim kimseye bir açıklama yapmak zorunda olmadan.

İlgi çeken bir insandım. İlgiden bunalmış biri. Öyle ki kafayı yedim sonunda. Kendimle kalmak için insanlara yalan söylemeye başladığımda anladım bazı şeylerin yanlış olduğunu. Kimseye yalan söylemek zorunda değildim. Doğruları söylemeye çekindim. Çekinmek iyi bi şey değil haberiniz olsun. Seninle buluşmak istemiyorum demenin canım teyzem ölmüş demekten daha kolay olan bi hayatım olsun istiyorum. Yavaştan kuruyor gibiyim. Sonra dağılıyor siktiğimin hayatı. Bi toplanamadı.

Bi günlük hayalim vardı. Bir bunu yapabilirim diye düşündüğümden sanırım bilmiyorum. Sağlam yazılar yazan edebi bi kişiliktim ben sonra noldu hayatıma biri girdi. Sanatımı öldürdü, kişiliğimi de öldürdü. Sağlam öldürdü. O kadar öldürdü ki fotoğraf makinesine beş metre bile yaklaşmak istemez oldum. Yazılarım paragraf paragraf kaldı öylece. Başladığım kitabı siktir ettim zaten. Hayatınıza birileri girdiğinde böyle olmayın. Girdi, hayatımı sikti, attı. Kısa yılın karı adı altında. Yıl olmuyor ki bi insan değişmesin. Ben bir aylık bir süreçte değişir oldum. Hayır karakterimin zayıflığından değil, karakterimin kendisi değişken. Kolay adapte olabiliyorum. O kadar oluyorum ki eski karakter nerede kim bilir.


Başladım bi işe, blogu okuyosan, hayatın sikkoysa okumaya devam et. Hayattan gelen kazıklara doyamadım, öyle ki sen bile kendi hayatını seveceksin. Sevmezsen, gel kardeşim, gel beraber içelim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder